1986-1998-2022? Bu Sefer Olacak Mı?
Fas Milli takımı altıncı defa katıldığı dünya kupasında 27.11.2022 pazar günü Belçika’yı yenerek hem gruptan çıkmak için önemli bir avantaj elde etti, hem de 24 yıl sonra ilk galibiyet ve altıncı sefer katıldığı dünya kupasında toplamda üçüncü galibiyetini alarak tüm ülkeyi sevince boğdu. Futbolun çok fazla anlamı olduğu, 7’den 70’e kadın-erkek her kesimin çok sıkı takip ettiği bu spor dalının milli takımlar seviyesinde ülkede nasıl heyecanlı ve ateşli takip edildiği herhalde tahmin edilebiliyordur. Fas’ın Belçika galibiyetinin ardından sokağa taşan faslılar tüm ana caddeleri kapattı, genç yaşlı tüm faslılar takımlarının zaferini kutlamalarını geceye kadar sürdürdü. Bu önemli zaferin kutlamaları sadece Fas’ta değil, çok fazla Faslının yaşadığı Belçika’da aynı şekilde kutlandı. Hatta bu ateşli kutlamalar Türkiye’de de gündem oldu. Kanada milli takımını da yenen Fas, gruptan birinci çıkan Fas milli takımı, çeyrek final için İspanya’nın rakibi oldu. Peki Fas Krallığı milli takımının altıncı dünya kupasına katılımı olmasına rağmen, bu galibiyetler ve üst tura çıkması neden bu kadar çok yankı yaptı? Fas’ın ilk 5 dünyası kupası katılımı geçmişi nasıl sonuçlanmıştı? İşte bu yazıda Fas’ın dünya kupası serüvenini ve tarihini inceleyip, önemli kırılmalardan bahsedeceğiz.
Afrika Milli Takımlarının İlk Mücadeleleri
Uluslararası Futbol Federasyonunun düzenlediği ilk dünya kupası 1930 yılında gerçekleşmiştir. Bu dünya kupasına 13 takım katılmış ve bu takımlar arasında hiçbir Afrika Kıtası ülkesi yer almamıştır. Afrika kıtasından Dünya Kupasına katılan ilk milli takım 1936 yılında Mısır olmuştur. Bağımsızlığını 1922 yılında kazanan Mısır, 1934 yılında İtalya’da düzenlenen dünya kupasına Afrika’dan katılan ilk ve tek ülke olmuştur. Mısır katıldığı bu turnuvada Macaristan’a 4-2 yenilerek kupada elemelere kalamadan veda etmiştir. Daha sonra hem dünya kupasının II. Dünya savaşı nedeniyle düzenlenememesi, hem de Afrika’da birçok ülkenin daha bağımsızlığını kazanmaması nedeniyle 60’lı yıllara kadar hiçbir Afrika ülkesi dünya kupasına katılım gösterememiştir.
Fas Krallığı ise dünya kupası mücadelesinde ilk kez katılım göstermek için 1960 yılını beklemiştir. Fas Krallığı Futbol Federasyonu her ne kadar 1956 yılında kurulmuş olsa da FİFA’ya resmi kaydı 1960 yılında gerçekleşmiş ve 1962 yılında Şili’de düzenlenecek olan dünya kupası için Afrika kıtasını temsil etmek amacıyla ön eleme oynamıştır. Fas Krallığı Afrika’da rakiplerine karşı büyük bir üstünlük kurmasına rağmen dünya kupasına katılamamıştır. Çünkü o yıllarda Afrika kıtasından bir takımın dünya kupasına direkt katılma hakkı yoktu. Bu sebeple her ne kadar Fas milli takımı Afrika kıtasını domine etmiş olsa da 11-23 Kasım 1961’de İspanya ile iki eleme maçı oynamak zorunda kalmış ve bu iki maçı da kaybettiği için 1962 dünya kupasına katılamamıştır.
1966 yılında tüm Afrika takımları FİFA’ya baskı yaparak Afrika kıtasından takımların direkt olarak dünya kupasına katılım göstermesini istemiştir. Bu baskının etkisini göstermesi 1970 yılında gerçekleşen dünya kupasını bulmuştur. Direkt olarak dünya kupasına katılma hakkını kazanan ilk takım ise Fas Krallığı olmuştur. Fas Krallığı bu hakkı kazanmak için son maçını Tunus ile oynamış, maç berabere sonuçlandığından dolayı dünya kupasına gidecek Afrika takımı çekilen kura sonrası belirlenmiştir.
1970 Meksika
Tarihler Haziran 1970’i gösterdiğinde Fas Milli takımı bir bilinmezliğe doğru yola çıkmıştı bile. Afrika’da önemli bir başarı yakalamışlardı ve bu başarı sayesinde Afrika kıtasından dünya kupasına ilk giden takım olmaya hak kazanmışlardı ancak bu durum Fas’ın bu mecrada yeterli bir tecrübeye sahip olmadığını göreceklerdi. Kral II. Hasan’ın futbolu çok sevdiği ve yakından takip ettiğini de bildiğimiz için bu turnuvanın kendisi içinde ne kadar önemli olduğunu tahmin edebiliriz. Fas’ın ilk maçına Almanya ile çıkması da onlar için büyük bir şansızlık diyebiliriz. Almanya’nın o zaman kadrosunda Alman efsaneleri Beckenbauer ve Gerd Müller var. Müller maçın galibiyet golünü atıyor. Fas her ne kadar öne geçmiş olsa da fiziksel ve taktiksel olarak Almanlarla boy ölçüşemiyor ve 2-1 maçtan yenik ayrılıyor.
Fas ikinci maçında Peru ile karşılaşıyor. Almanlara karşı önemli bir mücadele gösteren Fas milli takımında Peru maçı öncesi biraz da olsa umut var. Ancak Peru Milli takımı dünya kupasına gelmeden 1 hafta önce Peru’da tarihinin en büyük depremi olmuş ve yaklaşık yetmiş bin kişi vefat etmişti. Futbolcuların aklı ülkesinde kalmış, moralleri bozulmuştu. Birçoğunun arkadaşı, ailesi depremde zarar görmüş ve hatta vefat etmişti. Ancak bu durum Peru oyuncularını daha çok motive etmiş ve ülkelerini birazcık da olsa mutlu edebilmek için tüm güçleriyle mücadele etmişlerdi. İlk maçını da güçlü Bulgarlara karşı oynamış ve 3-2 kazanmış Peru bu ortamda Fas karşısına çıktı ve rakibini 3-0 yendi. Fas böylece ikinci maçında da galip gelememişti. Fas son maçını kendisi gibi gruptan elenen Bulgarlara karşı oynamış ve berabere kalarak ilk dünya kupası serüveninde bir puan kazanabilmişti.
Fas Afrika’yı temsilen direkt olarak katılan ilk takım için önemli bir mücadele örneği göstermişti. Güçlü Almanlara karşı 1-0 öndeyken ikinci yarı yediği iki golle yenilmiş, Peru’ya karşı etki gösteremese de Bulgarlar karşısında bir puan alabilmişti. 1974 Dünya kupası için Afrika’dan direkt katılım hakkı final maçında Zaire’e yenilmiş ve Zaire dünya kupasında 0 puan almış 0 gol atabilmiş ve 14 gol yemişti. 1978 dünya kupasına ise Afrika’yı temsilen Tunus katılmıştı. 1982 dünya kupası eleme maçlarında ise yaşadıkları iç ve dış talihsizlikler sebebiyle kaçıran Fas, uzun zaman Dünya Kupasına katılamamıştı. Ta ki çok etkili bir teknik direktör seçene kadar.
1986 Meksika ve Beklenen Mehdi
Fas Afrika’yı temsilen dünya kupasına katılan ilk takım olarak Meksika’da boy göstermişti. Arada geçen 3 dünya kupasına katılmayan Fas 1986 yılında yine Meksika’da düzenlenen dünya kupasına katılma hakkı elde ederek sahalara geri döndü.
1982 dünya kupasına Fas katılma hakkı elde edememişti ancak Fas Kralı II. Hasan futbolu seven bir kişi olarak 82 dünya kupasını yakından takip etmiş, özellikle de Brezilya’nın oynadığı futbola ve oyuncularına aşırı ilgi göstermişti. 82 dünya kupasında Brezilya’nın gösterdiği bu güzel oyun onu Fas ekibinin başına bir Brezilyalı getirmesi gerektiğini düşündürmüştü. Uzun süren araştırmaların sonucunda Brezilya genç milli takımlarını da yöneten José Faria isminde karar kılındı. Daha önce Katar’ı çalıştıran José Faria 1982 yılında Fas Milli takımı ile anlaştı. 1933 yılında Rio de Janerio’da doğan José Faria Fas Milli takımının başına geçtiğinde Fas’ın en büyük futbol efsanelerinden biri olacağını, Faslı biriyle evlenip din değiştirip Müslüman olacağını ve ismini değiştirip Mehdi Faria ismiyle hayatının sonuna kadar Fas’ta yaşayacağını tahmin ediyor muydu acaba?
Faria’nın Fas Milli takımının başına gelmesiyle birlikte, Fas milli takımı çok defansif bir oyun sergilemeye başladı. Ancak takım daha organize ve daha sert bir oyun oynuyordu. O zamanın tarifiyle Fas’ın oyun stili; İtalyan sertliğinde defans, Brezilya tekniğinde atak ve top hakimiyeti olarak tarif ediliyordu. Afrika kıtasında verdiği mücadele ve oyun izleyenleri tatmin etmiş, Fas milli takımının en iyi jenerasyonunun oluştuğunu düşünmeye başlamışlardı.
Faria aynı zamanda turnuva düzeyinde çok tecrübeli bir teknik direktördü. Turnuvalarda ilk maçın önemimi çok iyi biliyordu. Bu nedenle ilk maçta rakip Polonya’ya çok özel hazırlanıyordu. Faria’nın bu grupta stratejisi belliydi; “eğer kazanamıyorsak asla kaybetmeyelim”. Bu taktikle çıktıkları ilk maçta Polonya karşısında çok özel bir mücadele örneği gösterdiler ve maç 0-0 berabere bitti. Bu beraberlik Fas takımına çok ayrı bir özgüven sağladı. İngiltere karşısında demir perde sertliğinde savunma yapan Fas, İngiltere’ye karşı da kaybetmedi. Son maç Portekiz maçına eğer yenerlerse gruptan lider olarak çıkma şansı ile başladılar. Mehdi Faria takımını bu maça çok özel hazırladı ve Portekiz karşısında çok net bir skorla 3-1’lik galibiyet elde ederek grubun birincisi olarak bir üst tura çıktı. Bu zafer, Afrika tarihinde ilk kez bir milli takımın üst tura çıkması demekti — hem de birinci olarak.
Fas son 16 elemelerinde rakibi Batı Almanya oldu. Dakika 88’de bir alman efsanesi olan Matthaus çok uzaktan kazanılan bir frikiğin başına geçti. Matthaus’un uzaktan attığı frikik golü ile Fas çok iyi bir mücadele verdiği, harika bir heyecan yaşadığı 86 dünya kupasına veda ediyordu.
Başta Fas daha sonra Afrika’ya inanılmaz heyecanlar yaşatan Mehdi Faria, 2013 yılında vefat etti. Son yıllarını ağır hastalıkla geçirdi. Fas’a futbol geleneği açısından tarihi başarıların kapısını açtı ve Fas’ta yeni bir jenerasyonun oluşmasına vesile oldu.
1994 Amerika
1994 dünya kupasının Fas için çok ayrı bir önemi bulunmakta. Çünkü eğer Fifa başkanı Joao Havelange sözünü tutsaydı 94 dünya kupası Fas’ta oynanacaktı. Ancak Havelange kupayı Amerika’ya verdi.
Fas Milli takımı, 94 dünya kupası hazırlıklarına teknik direktör Louzani ve Federasyon başkanı Albay Zemmouri arasındaki tartışmayla girdi. Bu tartışma sonrası Louzani görevini bıraktı ve teknik direktör Abdullah Blinda getirildi. Ancak takım çok dağınık, birbirinden habersiz bir şekilde top oynuyordu. Bu zamana kadar Fas Milli takımı büyük çoğunlukla kendi ülkesinde oynayan topçularla mücadele etmişti. 94 dünya kupasında ilk kez daha önceden Avrupa’ya göç etmiş Fas vatandaşlarının çocukları bu turnuvaya çağrılmıştı. Milli takımda entegrasyon sorunu çıktı.
Dünya kupası ilk maçında Belçika’ya 1-0 yenildiler. İkinci maçta Suudi Arabistan’ı biraz hafife alan Fas bu maçı da 2-1 kaybetti. Tüm umutlarını ve heyecanını kaybeden Fas, son maçta Hollanda’ya da yenilip sıfır puanla ülkeye dönüş yaptı. Bu faturanın en büyük bileti teknik direktör Blinda ve Kaleci Azmi’ye kesildi. Yeni Federasyon Başkanı eskiden kalecilik kariyeri de olan Fas’ın en önemli generallerinden biri Housni Benslimane olacaktı.
1998 Fransa
Fas Milli takımı 1998 yılına çok mutlu giriyordu. Atak futbolu oynatan teknik direktörleri Henri Michel ile güzel bir futbol oynuyor, oyun taraftarları mutlu ediyordu. Efsane oyuncu Hadji turnuvanın en güzel gollerinden birini atmış, Afrika’nın en iyi oyuncusu seçilmişti. Bu ödül, Fas Tarihinde sadece 4 oyuncuya nasip olmuş bir mutluluktu. Ayrıca bu turnuva sonrası Fas milli takımı FİFA sıralamasında 10’unculuğa kadar yükselmişti. Fas milli takımı bir daha bu tarihi başarıyı hiçbir zaman yakalayamayacaktı.
A grubundan yer alan Fas Milli takımı çok zor rakiplerle karşı karşıya gelecekti: Dünya Kupası’nın favorisi Brezilya, Norveç ve İskoçya. Fas ilk maçını Norveç’le oynadı ve iki sefer öne geçse de galibiyeti koruyamadı. İkinci maçta Brezilya’ya 3-0 yenilen Fas, son maçta İskoçya’yı 3-0 yendi. Her şey yolunda gidiyordu — eğer Brezilya Norveç’i yenseydi Fas gruptan çıkacaktı. Ancak Norveç 90. dakikada penaltı kazandı ve attı. Bir yanda Norveç büyük sevinç yaşarken, diğer yanda Fas’ın hayalleri yıkılmıştı.
Fas Kralı II. Hasan, hem yorgun hem de rahatsız olmasına rağmen takımı büyük bir heyecanla karşılamış ve onlara 5 top hediye etmişti. Her ne kadar Fas Milli takımı 86’da son 16’da mücadele etmişse de 98 dünya kupası Faslılar için çok daha ayrı bir önem taşır. Yıllarca 98 dünya kupası maçları, Faslılar tarafından tekrar tekrar izlenmiştir.
2022 Katar
Fas Milli Takımı 2018 yılında başarısız bir turnuva geçirdi. Oyuncular arasında koordinasyonsuzluk, soyunma odasında lider eksikliği gibi nedenler, kendi tarihleri için çok özel gruptan galibiyetsiz 1 puanla ayrılmalarına sebep oldu.
Ancak 2022 yılı Fas için çok farklı geçiyor. Takımın başına Fransa’da doğmuş ancak Fas Milli takımını seçmiş, uzun yıllar Fas milli takımında defans mevkisinde oynamış Walid Regragui getirildi. Halilhodzic döneminde kadroya alınmayan yıldız oyuncular Ziyech, Mazraoui, Amdallah takıma geri döndü.
Hırvatistan maçıyla başlayan Fas, Belçika’yı 2-0 yenerek ve Kanada’yı geçerek gruptan birinci çıktı. Karşılarında turnuvanın favorilerinden İspanya var.
1970 yılında Afrika kıtasından direkt olarak katılan ilk takım olan, 1986 yılında gruplardan çıkıp son 16’ya kalan ilk Afrika takımı olan Fas, bugün yine Afrika’yı son 16’da temsil eden tek Afrika takımı unvanıyla İspanya karşısına çıkacak. Takım kaptanı Saiss, takımın yıldızları Ziyech, Mazraoui, Hakimi takımın neye ihtiyacı varsa o oyunu ortaya koyuyorlar. Bu sefer bu şanslarını iyi değerlendirmek istiyorlar. Bu oyunun adı futbol, bu oyunda her şey mümkün.
Tarih yazmanın eşiğinde olan Fas’ta yaşanan heyecanı bir nebzede sizlere yansıtmak için bu yazıyı hazırladım.
DİMA MAGHREB! HAYDİ FAS!